0:00
/

Ötekiyle Nasıl Yaşarım?

Demlikte Ne Var? #4 🫖

Merhaba,

Ben Betül.

Geçen hafta arkadaşımın başından geçen bir olay vesilesiyle bir çocuk kitabını anmıştık, bugünkü Demlik’te ondan söz etmek istedim. Meral’e bu ince daveti için teşekkür ediyorum.

Bahsettiğim arkadaşım Merve burada, İngiltere’de yaşıyor ve oğlu Alp’in okulda Afganistan kökenli bir arkadaşı var. Bir gün bu çocuk, oynarken Alp’e dönüp sen Müslüman mısın? diye sormuş, o da evet deyince, sanki bu cevabı bir suçlamaya çevirircesine, o zaman neden annenle baban bira içiyor, neden annenin başı açık, bu yanlış demiş.

8 yaşında bir çocuğun ağzından çıkan bu sözleri düşündükçe, bunun kötü niyetten değil, evde duyduğunu hiç sorgulamadan tekrar etmekten kaynaklandığını anlıyorum, ve asıl beni düşündüren de bu oluyor, çünkü ötekileştirme dediğimiz şey büyüklerin sandığı gibi dışarıda bir yerde durup beklemiyor, bilakis evlerde, sofralarda, hiç fark edilmeden, konuşmanın en sıradan anlarında çocuklara geçiyor.

O gün arkadaşıma bir kitap önerdim, A Billion Ways to Be. Çünkü bu kitap çocuklara var olmanın, inanmanın, farklı düşünmenin, hatta karşı tarafla aynı fikirde olmamanın bile kendine has ve saygın bir yolu olduğunu anlatırken, meseleyi sadece inanç üzerinden değil, çok daha geniş bir yerden ele alıyor. Kafası karışmış Alp’e iyi geleceğini düşündüm. Herkesin inancı, yaşayışı bambaşka ve dünyayı görme biçimlerimiz dünyayı zenginleştiriyor.

Bütün bunları düşününce, çocuklara erken yaşta öğretmemiz gereken şeyin aslında çok basit olduğunu görüyorum, farklı olmak, yanlış veya kötü bir şey değildir.

Sohbetin tamamında ötekilik meselesini kitap üzerinden ele alıyor, İngiltere’de diversity’nin (çeşitlilik) gündelik hayattaki karşılıklarından örnekler veriyorum.

Get more from Merâl Bekmezci in the Substack app
Available for iOS and Android

Discussion about this video

User's avatar

Ready for more?